Eco-made 2012 yılında çevreyle dost ürünler üretmek amacıyla Los Angeles’da kuruldu. Şirket tasarım ve üretim sürecinin çevre üzerinde minimum etkisinin olmasını, %100 geri dönüştürülmüş veya dönüştürülebilen maddelerle hiçbir şeyi ziyan etmeden üretim yapmayı ve denizaşırı ülkelerde üretim yapmak yerine sadece Los Angeles’da olan üreticiler ile çalışmayı önceliğine almış. Devamı için lütfen tıklayınız.
Yeşil pazarlama, sürdürülebilirlilik, çevre ile ilgili yazılarımı 1 Mart 2012 itibariyle www.muraterdor.com adresinden takip edebilirsiniz.
22 Temmuz 2012 Pazar
5 Haziran 2012 Salı
Upcycling ve Recycling Yöntemleriyle Yapılan Örnek Bir Çalışma
Bugüne kadar birçok yerde recycling (geri dönüşüm) kavramını sıkça duyduk. Peki upcycling kavramını hiç duymuş muydunuz? Upcycling geri dönüşümü güç olan maddeleri, yeniden kullanılabilir, orijinal ve çevre dostu ürünler haline dönüştürmek anlamına geliyor. Recycling ise geri dönüştürülebilir atık malzemelerin çeşitli geri dönüşüm yöntemleri ile hammadde olarak tekrar imalat süreçlerine kazandırılmasıdır. Tüketilen maddelerin yeniden geri dönüşüm halkası içine katılabilmesi ile öncelikle hammadde ihtiyacı azalır. Böylece insan nüfusunun artışı ile paralel olarak artan tüketimin doğal dengeyi bozması ve doğaya verilen zarar engellenmiş olur. Bununla birlikte yeniden dönüştürülebilen maddelerin tekrar hammadde olarak kullanılması büyük miktarda enerji tasarrufunu mümkün kılar. Devamı için lütfen tıklayınız.
20 Mart 2012 Salı
31.03.2012 – Earth Hour Etkinliğine Hepiniz Davetlisiniz!
Son dönemin en çok konularından birisi de şüphesiz küresel ısınma. Bilim adamlarının açıklamalarına göre eğer insanlar kıt kaynakları bu şekilde kullanmaya devam ederse yakında büyük göçlere, ülkeler arası su savaşlarına, tarım alanında sıkıntılara şahit olacağız. Son zamanlarda iş yapış şekilleri, tüketim alışkanlıkları ve yaşam tarzı değişiyor, yeşil pazarlama uygulamaları kendisini her yerde göstermeye başlıyor. Önlem alınmadığı takdirde büyük sıkıntılarla karşılaşılacağı için çoğu çevre vakıfları, dernekler, kurumlar ve şirketler insanları küresel ısınma konusunda bilinçlendirmeye çalışıyor. Bunlardan bir tanesi de dünya’nın belli başlı metropol kentlerinde bir saat süreyle elektrik kullanmayarak küresel ısınmaya dikkat çeken Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF)’nın girişimiyle başlatılan Earth Hour adlı etkinlik. Devamı için lütfen tıklayınız
5 Mart 2012 Pazartesi
www.muraterdor.com
Merhaba,
Dürüst olmak gerekirse 8 ay gibi kısa bir sürede her hafta aksatmadan yazdığım yazıların bu denli dikkat çekeceğini hiç düşünmemiştim. Farklı işlere sahip, farklı üniversitelerde okuyan, farklı alışkanlıkları olan bir çok kesimden güzel tepkiler almak beni inanılmaz mutlu etti. Bu ilginin artmasından dolayı daha profesyonel bir sayfada yer almaya karar verdim ve 1 Mart 2012 itibariyle yeni yazılarımı www.muraterdor.com adresinde yazmaya başladım.
Yeşil pazarlama, sürdürülebilirlilik, çevre sorunları, satış ve pazarlama teknikleri, mobil pazarlama, sosyal medya, müşteri ilişkileri, müşteri memnuniyeti, kariyer planlama, marka, telemarketing konularıyla ilgili yazılarıma www.muraterdor.com adresinden ulaşabilir, verdiğim eğitimlerle ilgili bilgileri görebilirsiniz.
Blog sayfamda kısa sürede inanılmaz okunma rakamlarına ulaşmama ve yorumlarıyla katkıda bulunan herkese sonsuz teşekkürler.
Bilgi paylaştıkça güzel ...
Murat Erdör
15 Şubat 2012 Çarşamba
Yeşil Pazarlamanın Yarattığı Yeşil Yakalılar
Son dönemde artan bilinçten dolayı artık çevre ile ilgili konular medyada daha fazla yer almakta, çevreyle ilgili faaliyetler yaygınlaşmakta ve tüketicilerde bundan dolayı çevre dostu ürünleri almaktadırlar. Bu sebepten ötürü yeşil pazarlama günümüz iş dünyasında yerini almış ve gözüken o ki uzun yıllar hayatımızda kalacaktır. Yeşil pazarlamanın kapsamı çok geniş ama özetlersek tüketicilerin ihtiyaç ve isteklerini yerine getirirken işletmenin de hedeflerine ulaşmasını sağlayacak doğa ile dost ürünlerin tasarlanmasından, ürünün kullanım sonrasına kadar uzanan süreçleri planlayan ve yöneten pazarlama faaliyetleridir.
Yeşil pazarlama faaliyetleri yaygınlaştıkça yeşil yakalı mesleklerde artmaya başlamıştır. Yeşil işler çevresel tehditleri gidermeye veya azaltmaya çalışan işler için tanımlanırken bu sektörde çalışan kişiler içinde yeşil yakalılar tabiri kullanılıyor. Dünya’da yeşil yakalı diye tabir edilen çalışan sayısı yüzbinler civarındayken ülkemizde çevre ile ilgili işler yeni yaygınlaşmaya başlamış, sürdürülebilir kalkınmanın farkına varan şirketlerin yaptıkları yatırımlar sayesinde yeşil yakalıların sayısı artmaya başlamıştır. Ülkemizde yenilenebilir enerji, organik tarım, yalıtım sektörü gibi sektörlerde çalışanlar artarken çevreyle ilgilenen her türlü meslek grubu gözde hale gelmiştir. Çevre ile ilgil çalışan mühendisler, danışmanlar, mimarlar, avukatlar, eğitmenler başta olmak üzere yeşil ile ilgilenen her meslek dalından insanlara olan talep artmaya başlamıştır. Bu kişilere ek olarak LEED, CDP, ISO 14001, OHSAS 18001 gibi prestijli yeşil sertifikaları şirketlerine almak için uğraşan uzmanlar, televizyonda çevre programı yapanlar, yeşil ürün üreten kişiler, şirketlerin çevre duyarlılığını sosyal sorumluluk projesi olarak sunanlar, atık yönetimi konusunda uzman olanlar, şirketlerine yeşil lojistiği uygulayıp çevreye daha az zarar verenler, şirketlerin dünyaya verdiği zarar olarak tabir edilen karbon ayak izini silmek için çalışmalar yürütenler, yeşil tasarım ile uğraşanlar, sadece çevreyi daha az kirleten ve çevreyle ilgili bir takım prosedürlere uyacaklarını taahhüt eden firmalara düşük faizle banka kredisi veren finans kuruluşu çalışanları kısacası doğadan aldığımızı doğaya geri vermek için çaba sarfedip bu alanda birşeyler üreten ve çalışan herkesi yeşil yakalı olarak düşünebiliriz.
Özetlemek gerekirse devletin çevreyle ilgili yapacağı uygulamalar, özel sektörün vereceği destekler, ilkokul çağından itibaren çevre ile ilgili derslerin verilmesi ve yoğun olarak yapılacak bilinçlendirme çalışmaları sayesinde çevreye daha fazla önem verilecek ve yeşil yakalı meslekler çok daha ön planda olacaktır.
8 Şubat 2012 Çarşamba
Başarılı Yeşil Pazarlama Uygulamaları
Gerçek anlamdaki yeşil pazarlama uygulamalarının şu özelliklere sahip olması beklenir.
1) Tüketici Odaklılık
Yeşil pazarlama stratejileri oluşturulurken tüketicilerin istekleri, ihtiyaçları, tutumları, bilgi düzeyleri başlangıç noktası olarak alınmalıdır. Bundan sonra da şirketin diğer pay sahiplerinin ihtiyaçları araştırılmalı ve gelecek nesillerin ihtiyaçlarını da göz önünde bulundurulmalıdır.
2) Uzun Vadeli Bakış Açısına Sahip Olma
Pek çok yeşil teknolojinin ticari olarak uygulanmamasının sebebi konvansiyonel ürünlere göre yatırım maliyetlerinin geri dönüş süresinin daha uzun olmasıdır. Sürdürülebilirlik kavramının pazarlamacıların önüne çıkardığı en büyük zorluk budur; sürdürülebilir pazarlama stratejileri uygulamak isteyen pazarlamacılar tüketicinin şimdiki gereksinimlerini karşılamaya çalışırken bir yandan da gelecekteki tüketiciler için sağlayacağı faydaları göz önünde bulundurmak zorundadırlar.
3) Şirketin Tüm Birimlerinin Uygulamaya Dahil Olması
Tedarik zinciri aşamasından başlayarak üretim ve dağıtım süreçlerine etki eden tüm faaliyetlerde ekolojik performansın gözönünde bulundurulması ve bütünsel bir yönetim yaklaşımının benimsenmesi gerekmektedir. Yeşil ürünlerin hedef tüketici kitlesindeki tüketicilerin değerlerine göre konumlanması ve yeniliklerde tüketici ihtiyaçlarının dikkate alınması ve en doğru şekilde anlaşılması önemlidir.
4) Yenilikçi Olması
Yenilikçilik sadece ürün ve üretim süreçlerinde kullanılan teknolojilerde yenilikçilik olarak algılanmamalıdır. Pazar yapılarında ve destek hizmetlerinde de yenilikçi olunabilinir. Tüketicileri, ihtiyaçlarını ürünlere sahip olarak değil, kiralayarak gidermeleri yönünde teşvik etmek, ürünlerin satış sonrası bakım hizmeti ile daha uzun ömürlü olmasını sağlamak hem tüketici ihtiyaçlarını etkili bir şekilde karşılayacak hem de çevre koşullarının iyileşmesine katkıda bulunacak yeniliklere birer örnek olarak kabul edilebilinir.
31 Ocak 2012 Salı
Başarısız Yeşil Pazarlama Uygulamaları - 6
Aldatıcı yeşil pazarlama yaklaşımı da başarısız yeşil pazarlama uygulamasına bir örnektir. Bazı şirketlerin sadece çevreyle ilgili kanunları uyguladıkları ve denetim organlarının standartlarına uygun hareket ettikleri için yeşil pazarlama uyguladıklarını iddia etmeleri sık karşılaşılan bir durumdur. Örneğin kullanımı yasaklanmış kloroflorokarbon gazını kullanmadıklarını bir tüketici faydası olarak pazara duyuran firmalar ya da bir Amerikan şirketinin bütün ilgili çevreci yasalara riayet ettiği için kendisini “mükemmel çevrecilik” ödülüne aday göstermesi bu tür bir durumu anlatmaktadır.
Ancak bundan daha da vahim bir durum bazı firmaların aynı anda hem çevreci değişim baskılarına aktif olarak yanıt vermeleri, hem de çevreyle ilgili hukuki yaptırımların artırılmasını engellemeye çalışmalarıdır. Örneğin bazı otomotiv şirketleri bir yandan çevreye daha az zarar verecek araba modelleri tasarlarken bir yandan da denetim organları üzerinde lobi faaliyetleri ile etki kurarak sera etkisi yaratan gaz ölçümlerinin daha katı standartlarla yapılmasını engellemeye çalışmışlardır. Fakat medya ve çeşitli baskı grupları bu ikiyüzlü yaklaşımı anlayıp ortaya çıkarmakta gecikmemiştir. Bu tür yaklaşımların sürdürülebilirlik adına ciddi bir mesafe kat edilmesini sağlamayacağı açıktır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










